top of page

Biraz Ben, Biraz Dünya

Merhaba, ben Zeynep. Yeni yerler keşfetmeyi, güzel hikâyelerin peşine düşmeyi ve aklıma takılan şeyleri kurcalamayı seviyorum. Bu sayfada gezdiğim yerlerden, yaptığım işlerden, okuduğum kitaplardan ve izlediğim dizilerden küçük notlar paylaşacağım. Burası biraz benim dünyam; uğradığın için hoş geldin.

Seyahatlerim

Dünyanın keşfedilmeyi bekleyen uzak köşelerinde kaybolurken bulduğum huzuru ve geçtiğim yolların hikayesini burada anlatıyorum.

Okuduğum Kitaplar

New York

New York; farklı kültürlerin, dillerin ve hayatların iç içe geçtiği, enerjisi hiç dinmeyen bir şehir. Kalabalığı ve temposu ilk anda insanı şaşırtabiliyor; yine de bu hareketin içinde, kendine ait sakin bir alan bulmak mümkün. Her sokakta başka bir hikâyeye, başka bir dünyaya rastlıyorsun.

​

Benim için New York’un yeri çok özel. İngiltere’den, ilk Amerika vizemi aldıktan sonra ve ilk kez tek başıma yola çıkarak bu şehre gittim. Tanımadığım sokaklar, yeni yüzler ve şehrin hiç durmayan hareketi…

Her şey bir yandan heyecan veriyor, bir yandan da içimi duygulandırıyordu. Bilmediğim bir yerde, o kadar kalabalığın içinde kendimi beklemediğim kadar huzurlu hissettim.

​

Bu yolculuk benim için yalnızca New York’u keşfetmekten ibaret değildi. Tek başıma yola çıkmanın, yeni bir yerde kendi yolumu bulmanın ve bilmediğim bir şehre cesaretle adım atmanın nasıl hissettirdiğini de deneyimledim. New York’tan aklımda kalan, şehrin ışıkları ve kalabalığının yanı sıra, kendime dair keşfettiğim o cesaret ve huzur oldu.

Zihnimi açan, bakış açımı değiştiren ve sayfalarında kendimi bulduğum eserlerin bir dökümü.

Seul: İlk Uzak Doğu Yolculuğum

Seul; geleneksel sarayların, modern gökdelenlerin ve ışıl ışıl caddelerin bir arada olduğu, her köşesinde başka bir yüzünü gösteren bir şehir. Bir yanda hareketli sokaklar ve kalabalık caddeler, diğer yanda insanın yavaşlayıp etrafını izlemek isteyeceği sakin köşeler… Şehrin bu zıtlıkları ona kendine özgü bir enerji veriyor.

Benim için Seul’ün yeri çok özel; çünkü burası ilk Uzak Doğu seyahatimdi. Aynı zamanda ilk uzun uçuşumu da bu yolculukta yaptım. Çin’in Guangzhou şehrinde aktarma yaparak Seul’e vardığımızda bizi dondurucu bir soğuk karşıladı. Ama bu, nemli ve insanın içine işleyen bir soğuktan çok, kuru bir ayazdı. Günlerimiz de bu havaya göre şekillenmişti: Öğleye kadar otelde kalıp ısındıktan sonra dışarı çıkıyor, şehri keşfediyor ve akşam yeniden otelimize dönüyorduk.

Havanın soğukluğu gezinin keyfini hiç azaltmadı. Aksine, her dışarı çıkışımız küçük bir keşif gibi geliyordu. Bilmediğim sokaklarda dolaşmak, yeni bir kültürle tanışmak ve ilk kez bu kadar uzağa gitmiş olmak bana büyük bir heyecan veriyordu. Seul benim için yalnızca güzel bir şehir gezisi değil; uzaklara açıldığım, merakımı takip ettiğim ve uzun süre hatırlayacağım çok keyifli bir yolculuktu.

Taipei: Yeni Yıla Uzaklarda

Seul’den sonra rotamız Tayvan’ın başkenti Taipei’ye uzandı. Aynı tatil içinde iki farklı kültürü tanımak, yolculuğu benim için daha da özel kıldı. Seul’ün kuru ve dondurucu soğuğundan sonra Taipei’nin sıcak havasına geçmek başlı başına şaşırtıcıydı; sanki kısa sürede bambaşka bir mevsime adım atmıştık.

​

Taipei’de sokakların, tatların ve günlük hayatın içine karıştık. Güney Kore’de olduğu gibi burada da daha önce denemediğimiz pek çok lezzeti tattık. Her yeni yemek, her yeni sokak bu yolculuğa başka bir renk kattı. Bir yanda alışık olmadığım tatlar ve farklı bir kültürle tanışmanın heyecanı, diğer yanda yılbaşını ilk kez yurt dışında geçirmenin duygusu vardı.

​

Taipei’ye yeniden gitmek isteyip istemediğimden emin değilim; ama bazı seyahatler yalnızca tekrar görmek istediğimiz yerlerle değil, bize yaşattıklarıyla da akılda kalıyor. Güney Kore ve Tayvan’ı aynı tatilde deneyimlemek, iki bambaşka kültür arasında geçiş yapmak ve yeni yıla evden uzakta girmek benim için unutulmaz bir dönem oldu.

kapak.JPG

Aklımdan çıkmayan

1984

George Orwell

Bu kitabı okurken sürekli içimde bir huzursuzluk vardı. Her sayfada "bu kadarı olamaz" diyordum, sonra etrafıma bakıp o kadar da uzak olmadığını fark ediyordum. Winston'ın küçük isyanları bana düşünebilmenin, hatırlayabilmenin bile ne kadar değerli olduğunu hatırlattı. Kapattıktan sonra uzun süre aklımdan çıkmayan kitaplardan biri oldu.

Herkese öneririm

Atomik Alışkanlıklar

James Clear

Büyük değişikliklerin küçük adımlarla başladığını biliyordum ama bu kitap bunu bana gerçekten gösterdi. Her gün yüzde bir daha iyi olmak fikri, kendime karşı daha sabırlı olmamı sağladı. Okurken defterime not almadan duramadım; bazı alışkanlıklarımı bu kitaptan sonra değiştirdim. Pratik ama bir o kadar da motive eden bir kitap.

bottom of page